10== ….potron, ….işçi

Kimse uzerine alinmasin.Bu konu parayla dogrudan ilgili.

Kucuk ve orta olcekli birkac firma hakkinda bir iki sey dedim.

YONETICI SORUNU

Kucuk isletmelerin cogunda gordugum firma sahibi ayni zamanda sirket yonetimini de

üstleniyor.

Zamanında daha küçük çaplı islerden bu gune getirdigi firmasini daha profosyonel yoneticiye

teslim edememek gibi bir durum soz konusu.

Bu problemi  yasiyor pek çok firma. Bir kismi Mahmutpasa’ da, yada merdiven altında

üretimden bu güne getirmis firmasını.

Ancak firmasının bu gun daha donanimli yönetime geçmesi gerekirken benim şirketim ben

kurdum psikolojisiyle kimseciklere bırakmak istemiyorlar.

Firmaları büyüyünce yetersiz kaldiklarini görmek istemiyorlar. Pek çoğu aslında

kurumsal kimlik kazanmayı teoride istiyor .

Profosyonel yöneticiye emanet etmek  denetlemelerine mani olmasa da, denetleyememe  ya

da güven sorunları olsa gerek.

Yonetici  seçimine yanaşmayan işletmeler diğer yandan çalışan personel seçiminde de yeterli

özeni gosteremiyorlar.

Çoğu aile sirketi ve isin basindakiler yeterli egitime sahip degil. İşe  alım aile

fertleri dışında  da yine akraba ve hemsehrilik esasına  göre  oluyor.

Eğer akraba yada hemsehriden tanidik bulamazlarsa yabanci eleman aliyorlar. Ancak bu eleman her zaman bu firmalarda tutunup kalamiyor.

Çünkü  bu eleman ne kadar iyi olsa da  firma içinde bu firmayı  koruma içgüdüsündeki personelin negatif tavrını  aşamamakta .

Burada  firmalara mesajim bir yabanci firmaniza zarar verse hukuki olarak hesap sormaniz

daha  kolaydır.

Oysa akrabanızın verdiği zararlardan dolayi cogu zamana hukuki bir süreçte

başlatamıyorsunuz.

Ve firmaniza beceriksiz akraba alarak daha cok kendiniz zarar vermektesiniz. Ve yabancı elemani isten  cikarirken nedense ona neden cikarildigini soyleme konusunda fazla durust olunamıyor.

Acikca akraba personelin gazina geliyor cogu zaman patronlar. Kalite belgeleri ve diger belgeler cogu zaman para verilerek aliniyor ve sirket duvarinda gostermelik olmaktan ileri

gidemiyor.

Bu konuda ; isteyen bu belgeye sahip firmaları ,önceden haber vermeden  rastgele  denetlesin,

Görülecektir   ki bu belgelerin coğu hak etmeden para yada tanidikla alinmistir.

Web sitesi yaptiriyorlar ama siteyi kullanmaya gerekli onem verilmedigi icin en az verimle

Kullanılıyor.

Hatta e-mail yerine halen faksi daha guvenli buluyoruz diye kullananlar var.

Faks gonderirken kaybettikleri zaman ve sonra faksi aldilar mi diye teyit aramasi yapmak

onlara daha avantajli geliyor. Bilgisayar uzerinden faks gondererek kagit ve zaman

tasarrufunu bilmediklerinden herhalde halen siparisleri faks ile yapiyorlar.Ve sanirim firma e-

mailinden gonderdikleri yazilarinda en az faks kadar firmalarinin imaji ve sorumlulugu

bakimindan onemli oldugunu dusunemiyorlar.

Elemanimiz cok mesgul e-mailleri kontrol etmeye firsatimiz yok diye savunma yapanlari gordum.

Web sitelerine gerekli onemi vermedikleri icin çoğu işin  ehline değil akraba yada tanıdığı

gence    üç    beş lira  vererek öylesine bir web sitesi yaptiriyorlar.

Ne estetik kaygilari var ne de imal ettikleri yada sattikları ürünler  yada hizmetleri hakkında

yeterli bilgi yer almıyor.

Daha işin ehli web master bulanlar ise maalesef web mastere yeterli teknik bilgiyi

vermemektedir.

Pek cogu muhasebesini resmi ve gayri resmi ayri tutuyor.Ve gayri resmileri genelde excelde

tuttuklari icin alacaklarını yeterince takip edememekte.

Pek cok karisIkliga neden oluyor bu onlar icin. Resmi muhasebe

icin muhasebe programini kullaniyorlar. Ancak genelde bu muhasebe programinda urunler

stok kodlariyla degil daha cok fatura miktari ile giriliyor.Ve muhasebede alis ve satis fiyatlari

tutulmadigindan musteriye alisveris sirasinda degil de 10 gun icinde keserek kargoyla

gonderiyorlar.

Bu masrafi patrona izah ederken aslinda buna zorunlu olmadiklarini patron

bilmiyor. Paket programlarinda gercek muhasebeyi tutmadiklari icin stok sayimlari da

bilgisayarda tutulmuyor.

Cogu zaman depoda olan urunu bile musteriye su anda elimizde yok

diye satamadiklari gibi,ellerinde olan malzemeden tekrar siparis ediyorlar.

Ihracat elemanlari firmalarda en sIk degisen elemanlar arasinda.Surekli degisen elemanin firma itibarini ne kadar

zedeledigi ve karsi taraf acisindan guven sarsmasini umursamaz gorunuyorlar.

Ve her eleman kendince bir yontem ile tanitima basliyor.Ve daha tanitim bitmeden ortalama 2

-3 ay icinde eleman degisiyor.Yine sorsaniz hepsi istisnasiz ihracat yapmayi cok istiyor.

Ihrac fiyatı oluşturmayi bilmedikleri icin ihracat elemanina sadece mal sat diyebiliyorlar.

Satilan malın cinsine gore gerekli olan kalite belgeleri yada sertifikalari yok çoğunun.

Maliyet hesabını tutmadiklari icin birim maliyetini bilemeyenlere ihracat elemani ne kadar

yardim edebilir?

Bir kismi elinde olmayan urune var diyor ve musteri o malin numunesini isteyince o yok

bundan var edebiyati geliyor. Temrin kavrami cok olusmamis.Uretim ve yukleme,teslimat

konusunda hassas  olmayanlar da var.

Bir de fuarlara katılım  ve bundan randıman  alınması   konusunda sözüm

var.

Ziyaretçilere fuardan sonra dönmek ve iletişime geçmek konusunda gereken önem

verilmiyor.

Sigortalı eleman calistırma konusunu hiç açmasam daha iyi. Şirket elemanını

sigorta ettirmek yerine kendi aile fertlerini sigorta edenler az değil.

Personele vergi iadesinin  maaşla bereber ödenmesi  konusunda ise patronlarin nasıl

davrandığını  hiç demiyorum.

Bunlar benim tespitlerimden bir kaçı.Ve ben tüm firmalar böyle demiyorum.

Kimsenin çıkıp haklısın benim firmamda da bu eksiklikler  var demesini de beklemiyorum.

Ben sadece gördüğüm eksiklikleri tanımlamak, adını  koymak istedim. Dahaçok küçük ve orta

ölçekli işletmelerde gördüm ben bunları.Umarım bu yazdıklarıma  öneri i getirerek yardımcı olacak  kişiler çıkar.

selamlar

Yorum Yapın

Required fields are marked *
*
*

%d blogcu bunu beğendi: