53===hayal işte…

Aşağıdaki yazılanların hepsi bir hayal ürünüdür……..

Hemen herkes zaman zaman aklından garip ,komik,yada başka konuda bir şeyler geçirmiştir.

Bu hayalim epeydir benimle geziyor. Ve bunu gerçekleştirdiğimi farz etmek de beni hep gülümsetiyor.

Benim hayalim bir futbol maçını basmak ve  bu maçı sunmak. Spor spikeri olmak belki daha kolay ulaşılabilir bir şey gibi görünse de, hayalim bu değil.

İllaki maçı basacağım ve o şekilde sunacağım. Ve bu maç mümkünse  en ses getirecek maçlardan biri olacak.

Ne kadar masum bir hayal değil mi?

Ben basınca maçın durdurulmasını engellemem gerek.Yoksa zevki kalmaz.

Ve maç bittiğinde de beni kalabalığın elinden polisin kurtarması gerek.

Ve ben böyle bir eylemin cezası var mı yada varsa ne kadar bilmiyorum. Ama böyle bir suçtan ceza almak beni utandırmaz gibime geliyor.

Düşünüyorum bir futbol maçında  kaç güvenlik görevlisi yer alıyor? Bilmiyorum. Haydi bir şekilde içeriye girdim ve birilerini rehin aldım diyelim.(Kimsenin burnu kanamadan-çünkü bunu asla istemem)

Maçın devamını nasıl sağlarım? Çok düşünüyorum bunu.

Ve haydi bunu da sağladım diyelim, 9 0 dakika boyunca hem sunacağım  hem de   bu maçı basma eylemini kontrol edeceğim.

Bunu nasıl sağlarım? Bana yardım edecek en azından bir tv studyosunu da saha dışında isteğime nasıl boyun eğdireceğim? Yayınlamazlarsa ne yaparım? O zaman boşa gider bunca emek.

Belki de  eylemi canlı yayınlamak isterler o zaman bu endişeme gerek kalmaz.

Hayal bu ya haydi maç oynandı ve ben sundum.Tek sunan ben olayım istiyorum.  Ve maç  oynandı ve bitti. Sonra ne yapacağım?

Kaçmam gerek herhalde normal bir eylemci olsam.

Ama kaçmak racona ters.

Yaptıktan sonra inkar etmek olmaz ki.

Bu arada taraftarların öfkesinden beni kim koruyacak?

Ve tek başıma ben bunu nasıl yaparım?

Tek başımayım çünkü benim komik  hayalime kim yardım edecek?

Ancak komedi filminde olacak bir şey bu.

Futbol maçını sunarken ben herkese garanti ediyorum ki hayatları boyunca dinledikleri en komik maç olacak.

Belki  saçını başını yolan da olur gülmekten.

Çünkü:

Ben hayatımda hiç futbol maçı izlemedim. Ne tv den nede stadyumdan. Ve hayatım boyunca hiçbir gazetenin hiçbir spor sayfasına bakmadım. Hani okurum duyarım ve öğrenirim korkusuyla.

Ve bir düşünün bu kadar masum birinin sunacağı futbol maçının ne kadar komik olacağını.

Ben sunarken teknik drektörlerin falan saçını başını yolduğunu hayal ediyorum.

Ve hem cahaletimle maçı sunarken güldürmek hem de  bazı mesajlar vermek istiyorum izleyicilere.

Futbolun ne kadar gereksiz olduğunu, izleyicilere faydası olmadığını onun yerine izleyicilerin kendilerinin  spor yapmalarını tavsiye edeceğim.

Hele takım tutmanın ne kadar komik olduğunu, çünkü futbolcuların parayı verene  ,takımdan takıma atladıklarını falan anlatacağım.

Her bir futbolcuya verilen para ile 3-5 mahallede gençler için bireysel spor yapabilecekleri tesislerin yapılabileceğinden söz edeceğim.

Her yeri betonla kaplayıp binalar dikerken  o semtin gençlerini sokaktan kurtaracak ,spor yapma imkanı verecek alanların, binaların ihmal edildiğinden söz edeceğim.

Kenar mahallede yaşayan çocukların sokakta oynamaktan başka çarelerinin olmadığından söz edeceğim.

Gençlere kafeler kalıyor sosyal mekan olarak. İlk öğretimde okuyan çocuklar evinde internet olan da olmayanda bilgisayarda oyun oynamaya gidiyor kafelere.

Herhalde kendi mahallesinde tesisi olsa ve de koçları, sanal yerine bizzat oyun oynamak daha cazip gelecek onlara.

Genç nüfusu  bu kadar çok olan bir ülkede spor okulu mezunlarının  en değerli meslek grubunu oluşturması gerektiğini  düşünürüm.

Sokakta kavga etmek yerine enerjilerini sporda harcasalar diye düşünürüm. Spora ilgi duyunca zaten zararlı alışkanlıklardan  uzak durmazlar mı?

.

Neden  okullarda spor salonları ve tiyatro salonu olmaz diye düşünürüm.Hem yazda kışta törenler açıkta  yapılıp ayakta saatlerce bekletilmez çocuklarımız hem de tiyatro izlerler.

Okullarımızın çoğunda spor ,beden eğitimi dersinde okulun beton bahçesinde yapılıyor. İster her okula spor salonu yapılsın ister her semtte okulların sırayla kullanacağı tesisler.

Hani diyorum inşaattan anlayan insanlar maliyet hesap edebilirler ve bunun için kaç futbol maçı bileti gerektiğini hesaplayabilirler.

Hep hayal etmişimdir, yüzen okul.Coğrafya dersinde Karadeniz’i Baştan sona dolaşsın. Her limanda mola verip o ülkeyi ziyaret etsin çocuklar. Ve o ülkede seçilen okulda derse girsinler. Hem gemi yolculuğu sırasında  balık tutsunlar ,yemek yapmaya, ve diğer işlere kendi çaplarında yardım etsinler nöbetleşe.

Hayat bilgisi dersinde olan konulardan sayılmaz mı bu?

İlk yardımı, denizi, pusulayı, denizciliği görsünler.

Aynı şekilde birkaç vagonda bu şekilde hazırlanamaz  mı?

İstanbul’dan Anadolu’ya, Anadolu’dan İstanbul’a? Ege ve Karadeniz’i de unutmayalım?

Arada bir yola çıkan yaz tatili hediyesi tren gezilerinden  değil, öğretmenlerinin de yer aldığı gerçek ders programı içinde ki yolculuklardan söz ediyorum.

Din dersinde camiye, kiliseye, sinagoga götürülen çocuklar duymadım hiç.Çok mu tehlikeli olur bu çocuklar için? Hemen dini erezyona mı uğrarlar? Hiç sanmıyorum.

Bir müzik aleti çalamayacaksa, ilk öğretim boyunca müzik dersi neden var ki? Benim  okul yıllarımda gerçek bir müzik öğretmenimiz olmadı hiç.

Bir spor dalında devam eden faaliyetimiz olmayacaksa neden beden eğitimi dersimiz vardı ki?

Yakan top oynardık ,öğretmen  yoklama alır ve serbest bırakırdı .Okulun bahçesinde. Şimdiki zamanda farklıdır herhalde durum.

İşte eğer ben futbol maçını bir kez canlı sunabilseydim  bunları anlatacak idim.Hayal işte.

2 Comments

  1. hatya
    Posted Ekim 17, 2009 at 10:15 pm | Permalink

    hahaha!!! meshur hayal sonunda dunya ile paylasildi demek!!! :)))

    “Ve bir düşünün bu kadar masum birinin sunacağı futbol maçının ne kadar komik olacağını.”

    masum? masum!?? hahaha ;)))

  2. Posted Mart 22, 2011 at 8:14 am | Permalink

    Çok iyi ya, demek herkesin garip bir hayali var🙂 Umarım bi gün gerçek olur…


Yorum Yapın

Required fields are marked *
*
*

%d blogcu bunu beğendi: